KURUM & KATILIMCI GÖRÜŞLERİ

Kosova Elektrik Dağıtım Şirketi (KEDS) Akademi

Kosova’daki faaliyetlerimize başlarken amaçlarımızdan biri, yalnızca müşterilerimize hizmet sunmaya yeni bir bakış açısı getirmek değil, aynı zamanda toplum üzerinde bir etki bırakmaktı. Dünyadaki en genç nüfusa sahip ülkelerden biri olan Kosova, on yıllardır yaşanan özgürlük mahrumiyeti nedeniyle uygun eğitim almamış, oldukça canlı bir gençliğe sahiptir. Bu nedenle, eğitim alanında faaliyetlerde bulunmak bizim için tamamen doğal bir husustu. Ancak hedefimiz, sadece bir başka eğitim programı sunmak değil, bunun yerine kanıtlanmış ve fark yaratma amacımızı gerçekleştirecek bir program sunmaktı.
Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi’nde bu programı geliştirecek bir iş ortağı bulmuş olduğumuz için çok şanslıydık. Kanıtlanmış başarısı ve kararlılığı ile bu üniversite, fikrimizi kabul etti ve bu girişimin bütününü oluşturan parçalardan biri oldu. İşte KEDS Academy böyle doğdu.
Şu an bu programı tamamlayan dördüncü neslin mezuniyetini kutluyoruz, beşinci nesil de hâlihazırda dersler alıyor. KEDS Academy’nin çalışmalarının başarısı, uluslararası çapta bilinen diğer ödüllerin yanı sıra çeşitli Stevie Awards ödülleri kazanarak uluslararası alanda da tanındı.
Ancak bizim için en büyük ödül, bu programdan mezun olan öğrencilerin başarılarıdır. Onlar her gün iş yerlerine bulundukları katkılarla fark yaratarak misyonumuzu yerine getiriyorlar. Bu ulvi girişimde Boğaziçi Üniversitesi gibi bir ortağımız olduğu için kendimizi oldukça ayrıcalıklı hissediyoruz ve Kosova’dan gelen genç erkek ve kadınların pek çok hayallerini gerçekleştirme konusundaki kararlılıklarından dolayı kendilerine gerçekten minnettarım. Kendini kanıtlamış kurumlar topluma karşı sorumluluklarına inandıkları ve ona katkıda bulunmayı taahhüt ettikleri zaman başarı garantilenmektedir. KEDS Academy bunun bir örneğidir.

George KARAGUTOFF
CEO / CFO KEDS J.s.c

Kız Kardeşim Projesi

Kız Kardeşim Projesi kapsamında katılımcıların görüşlerini aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:

• Güçlü yönlerini görmeye başladıklarını, güçsüz yönlerini nasıl ve ne şekilde geliştireceklerini öğrendiklerini ifade etmektedirler.
• Hedeflerini belirlediklerini, bu doğrultuda insan ilişkilerinde daha yapıcı adımlar attıklarını belirtmektedirler. Ev hanımlığından iş kadınlığına giden yolda emin adımlarla yürümek istediklerine dair vurgu yapmaktadırlar.
• Aile ilişkilerinin düzelmeye başladığını belirtmişlerdir.
• Kendilerini tanımaya başladıklarını ve çocuklarına iyi örnek olup onları daha iyi yetiştirmek için gayret sarf ettiklerini dile getirmişlerdir.
• Geçmişte yapmış oldukları hataların gelecek için nasıl faydaya dönebileceğini fark ettiklerini ifade etmişlerdir.
• Güçlü ve zayıf yönlerinin neler olduğunu ve bu çerçevede kendi potansiyellerini ne şekilde ortaya çıkarabileceklerini anladıklarını dile getirmişlerdir.
• Öz güvenlerinin arttığını ve daha kararlı adımlar atmaya başladıklarını belirtmişlerdir.
• Hayata ve kendilerine dair bakış açılarının olumlu olarak değiştiğini ifade etmişlerdir.
• Planlama konusunda daha iyi nasıl olabiliriz diye düşünmeye başladıklarını, bir iş kurduklarında neler yapmaları gerektiklerini öğrendiklerini açıklamışlardır. Bu doğrultuda olumsuzlukları hesaplayarak, analiz ederek, doğru zamanda harekete geçerek ilerleyeceklerini belirtmişlerdir.
• Çevreleriyle, aileleriyle yanlış iletişim ya da konuşma tarzında olduklarını fark edip, çocuklarını başkalarının çocuklarıyla kıyasladıklarını, yanlış kelimeler kullanarak iletişim kanallarını sekteye uğrattıklarını eğitimler esnasında anladıklarını belirtmişlerdir.
• İçlerinde bastırıp ön plana çıkaramadıkları pek çok yönlerini fark ettiklerini, adım atmak için cesaretlendiklerini, girişimcilik ve işletme ruhunun birçok özelliğini taşıdıklarını ve bu yönde başarı sağlayabileceklerini düşündüklerini belirtmişlerdir.
• Hayata farklı pencereden bakmayı, iş hayatı, okul hayatı, aile hayatı olsun hayatlarına giren insanların, yaşanılan iyi ve kötü olayları kendi hayatları için bana ne kattığını, bu insanlardan, olaylardan neler öğrendiklerini, üzülmeyi ya da sevinmeyi değil bunlardan ne öğrenildiğine odaklanılması gerektiğini öğrendiklerini ifade etmişlerdir.
• En temel iki duyguyu fark ettiklerini belirtmektedirler: Sevgi ve Korku. Eğitimlere kadar içlerinde daha çok korkuyu beslediklerini söyleyerek eğitimler esnasında korkularıyla yüzleştiklerini ve korkuyu bırakıp daha çok sevgiye kucak açtıklarını dile getirmektedirler.